YANLIŞ DEĞİL TERCİH

“Belli bir vakit vardır ki; uyanışı gerektirir. İşte bu vakit şimdi gelmiştir.”
BUDDHA

İnsan olmadığı yerde mutludur belki de yaşayamadıklarını arzular, gidemediği yerleri kurgular içten içe. Başarmak istedikleri ile zorunlu oldukları arasındaki tercihler, belirler insanı. Yanlış olanı değil; tercih ettiğini yaşar insan.

Nefesle tanıştığımız andan itibaren birçok şey geçer başımızdan. Büyüyüp doğrulan hayat bazen telaşlı, bazen sakin, bazen irademiz dışında ve bize rağmen devam eder. An gelir bir el tutar, durdurur onu ve ardına dönüp bakmak, soluklanmak ister hayat. O zaman hayallerimiz çalar kapıyı, kendimize verdiğimiz sözler, aldığımız kararlar, yaptıklarımız-yapamadıklarımız çalar kapımızı.

Zamanın geldiğini fark ettiğimizde, karar vermemiz gereken anlarda aldığımız kararlar yaşadıklarımızın temelini oluşturur.

Kişi aldığı kararları ve gelmiş olduğu yeri sorgular; muhasebesini yapar hayatının, günah çıkarır ya suçlar kendini ya da suçlu arar. İster istemez bir sonuca ulaşır. Memnun kalır sonuçtan ya da hayal kırıklığı yaşar.

Yaşamanın en kritik dönemecinde bu anları fark eden kişi karar almak, alınan kararları uygulamak, vazgeçmemek, tekrar tekrar denemek için kimi zaman danışmak, fikir almak, desteklenmek ister. Emin olmak, fikirleri uygulayabilmek, gidilecek yolda karşılaşılan engelleri ortadan kaldırmak ve sürekliliği sağlamak için yardıma ihtiyaç duyar insan. İşte bu anlarda ne istediğinin ortaya çıkarılması, kendisinin adına en uygun kararın ne olduğunu danışması gerekir.

Hedefini belirleyip odaklanabilmesi, karşılaşılan engellerle mücadele ederek problemlere çözüm üretebilmesi için profesyonel anlamda destek veren kişidir yaşam koçu. Kişiyi olduğu yerden olmak istediği yere mükemmel uyumu yakalayarak, aktif dinleme yapıp güçlü sorular sorarak uygun stratejik plan ile taşımak ve kendi çıkış yoluna bulmasına yardımcı olmaktır.

Koçluk, potansiyeli ve olasılıkları değerlendirmek üzerine kuruludur; danışanın amacına ve hedeflerine odaklıdır. Koç, daima ve yalnızca süreçten sorumludur; danışanın ise sonuçlardan sorumlu olması çok kritik bir ilkedir. Sonuçların elde edilmesi danışanın sorumluluğudur. Danışanın daha verimli, kendine güvenen, disiplinli ve motive olmasını sağlamak; ilişkilerini ve sağlığını iyileştirmek; iş yaşamına dair hedeflerini somutlamak; bunları gerçekleştirme yolunda onlara odaklanma ve yön belirleme netliği kazandırmaya yardımcı olmaktır koçun paradigması. İş stresi veya değişimle başa çıkma gibi bazı özel konularda fikir alışverişi yapmak, danışanın tercihlerde bulunmasına yardım etmek veya yeni düşünüş biçimleri edinmesini sağlamak, fikirlerini rahatça ifade edebileceği ve zihninde deneyler yapabileceği deneme alanları yaratır koç. En önemlisi sorumluluk, farkındalık ve özgüven yaratır danışana.

Koçluğun farklı yaklaşımların sentezi olduğu ve disiplinler arası anlayıştan doğduğu muhakkaktır. Felsefeyi, psikolojiyi, kurumsal hayatta gereken kişisel becerileri (soft skills), stratejik yönetim ilkeri gibi alanları ve daha birçok bilgiyi kapsar. Temel konuları anlayıp sindiren bir koçun bu alanda çok başarılı hizmet vermesi kaçınılmazdır.
Yaptığınız şey yanlış değil; tercihlerinizdir!

Author

Write A Comment